Ortodontik Tedavi Bitince Dişlerimin Arkasına Niye Tel Takılıyor?
Aslında dişsel ve iskeletsel düzeltimleri kapsayan aktif ortodontik tedavinin sonrasında, hastaların bu haklı endişelerini çok büyük oranda ortadan kaldıracak olan "pekiştirme tedavisi" uygulanmaktadır. Genellikle bunun için dişlerin arkasına yapıştırılan teller veya gerektiğinde bunlara ek olarak hastanın kendi takıp çıkarabildiği apareyler kullanılmaktadır.
Dişlerin kemik içindeki hareketleri veya iskeletsel yapılara uygulanan kuvvetler, vücutta bir dizi hücresel cevaba sebebiyet verir. Bununla birlikte tüm yapılar birbirleriyle etkileşim halindedir. Özellikle problemin altında yatan sebeplerin genetik kodlarla ilişkileri göz önünde bulundurulursa, yeni ulaşılan sonuçların kalıcı olması için birtakım tedbirlerin alınması ve belirli bir süre elde edilen sonucun korunması gerekmektedir. İşte bu sürece pekiştirme veya retansiyon süreci denir ve bu süreçte yapılan uygulamalara "pekiştirme tedavisi" adı verilir.
Özellikle hastanın gülüşünde en büyük rolü oynayan ön dişler olduğundan, bu dişlerin hareket etmesi hiç istenmez. Bu sebeple alt ve üst ön dişler, dişlerin dile bakan yüzeylerine yapıştırılan ince bir tel ve bu teli örten diş rengindeki dolgu materyali yardımıyla blok hâline getirilir. Bununla birlikte, ortodontist tarafından gerekli görüldüğünde, bu uygulamaya ek olarak hastanın takıp çıkarabileceği plaklar da pekiştirme tedavisine dâhil edilebilir.
Arka dişlerin konumlarının korunmasında ise daha çok takıp çıkarılabilen apareyler kullanılır. Arka dişlerin şekilleri de tellerin bu bölgeye uzatılması için çok uygun değildir. İyi bir kapanışın sağlandığı ve ön dişlerin korunduğu durumlarda, arka dişlerin de çok fazla hareket etme ihtimali yoktur. Sadece “settling” adını verdiğimiz, daha iyi bir kenetlenme pozisyonuna ulaşmak için dişler minör hareketler yapabilir. Bu da istenen bir gelişmedir.
Hastaların bu tellerle ilgili en büyük endişeleri, bunlara alışıp alışamayacakları ve tellerin ne kadar süreyle ağızda kalacağıdır. Bu teller dişlerin iç bükey bölgelerine yerleştirilip üzerleri dolgu ile kaplandığı için bir miktar kalınlık oluşturur; ancak genellikle kısa sürede hasta tellerin varlığını bile unutur.
Tellerin kalma süresi konusuna gelince; genel tercih, mümkün olan en uzun süre, hatta mümkünse hayat boyu kalmalarıdır. Bunun sebebi yalnızca tedavi sonuçlarının geriye dönmesini engellemek değildir. Çocuklarda ve gençlerde büyümeye, erişkin hastalarda ise yaş almaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek değişikliklerin de önüne geçmek ve hastaların ikinci bir ortodontik tedaviye ihtiyaç duymamalarını sağlamaktır. Dolayısıyla çok özel bir durum olmadığı takdirde tellerin çıkarttırılmaması; kırılma veya kopma gibi durumlarda ise tamir edilmesi ya da yenilenmesi tarafımdan tavsiye edilmektedir.
Ayrıca, hastaların rutin kontrollerini aksatmamaları da bu süreçte yaşanabilecek olası problemlerin önlenmesinde önemli rol oynayacaktır.
Özetle, tedavi sonrasında elde edilen sonucun korunması amacıyla uygulanan pekiştirme tedavisi, yalnızca ortodontik tedavinin sonuçlarının devamlılığını sağlamak açısından değil, hastaların ilerleyen yıllarda tekrar estetik ve fonksiyonel problemler yaşamalarının önüne geçmek açısından da büyük önem taşımaktadır.

