Su Çiçeği Vakalarındaki Artış Toplum Bağışıklığına İşaret Ediyor

Altınbaş Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Doğancı, son dönemde su çiçeği vakalarında gözlenen artış ile ilgili konuştu.

Altınbaş Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Doğancı, son dönemde su çiçeği vakalarında gözlenen artışın temel nedeninin toplum bağışıklığında yaşanan zayıflama olduğunu belirtti. Aşı uygulamalarındaki eksikliklerin yalnızca bugünü değil, uzun vadede toplum sağlığını da tehdit ettiğine dikkat çekti.

Aşılamada Eşitsizlik Toplum Bağışıklığını Zedeliyor 

Toplumun bir kısmının aşılı, bir kısmının ise aşısız olmasının ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğancı, 85 milyonu aşan nüfusa sahip bir ülkede bu tablonun kabul edilebilir olmadığını ifade etti. Aşının bazı çocuklara uygulanıp bazılarına uygulanmamasının hastalığın toplum içinde dolaşımda kalmasına neden olduğunu belirtti.

Çocuklukta Hafif, Erişkinlikte Ağır Seyrediyor 

Su çiçeğinin çocukluk çağında genellikle hafif atlatılan bir hastalık olduğunu hatırlatan Doğancı, geçmişte aşının bulunmadığı dönemlerde çocukların erken yaşta hastalığı geçirmesinin doğal kabul edildiğini söyledi. Ancak erişkin yaşlarda görülen vakaların çok daha ağır komplikasyonlara yol açabildiğine dikkat çekti. Yüksek bulaşıcılığa sahip olan virüs; zatürre, beyin ve beyin zarlarında iltihaplanma gibi ciddi tablolara neden olabiliyor.

Hamileler En Yüksek Risk Grubunda 

Hastalığın en riskli gruplarından birinin hamileler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğancı, gebelikte geçirilen su çiçeğinin bebeğin anne karnında kaybedilmesine ya da doğum sonrası kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Bu durumun hem anne hem de aile için ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Aşı Bağışıklığı Zamanla Azalabilir 

Aşıyla kazanılan bağışıklığın her zaman doğal enfeksiyon kadar kalıcı olmayabileceğini belirten Doğancı, bağışıklığın zamanla azalması durumunda aşılı bireylerin de ilerleyen yaşlarda virüse karşı savunmasız hale gelebileceğini söyledi. Özellikle gebelik döneminde bağışıklığın azalmasının ciddi riskler barındırdığını vurguladı.

Aşı Ücretsiz ve Erişilebilir Olmalı 

Toplum bağışıklığının sağlanabilmesi için aşının ücretsiz ve kapsayıcı şekilde sunulmasının şart olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğancı, “Bir aşı ulusal aşı takviminde yer alıyorsa, tüm çocuklara eşit ve ücretsiz olarak ulaştırılmalıdır” dedi. Aksi halde toplum genelinde yeterli korumanın sağlanamayacağını belirtti.

Doğru Uygulama Etkinlik İçin Kritik 

Aşı uygulamasında yapılan teknik hatalara da dikkat çeken Doğancı, su çiçeği aşısının canlı virüs aşısı olduğunu ve doğru anatomik bölgeye, uygun teknikle uygulanması gerektiğini söyledi. Aşının tendon gibi bağ dokularına yapılmasının etkinliği ciddi şekilde azalttığını ifade etti.

Toplumsal Bağışıklık İçin Ortak Sorumluluk 

Prof. Dr. Levent Doğancı, su çiçeğinin yeniden yaygınlaşmasının önlenebilmesi için aşılama oranlarının artırılması, uygulamaların doğru yapılması ve toplumun tüm kesimlerine eşit şekilde ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu süreçte kamu politikalarının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 Kaynak: mansethaber.com